İbn Rüşd’te Devlet ve Sınıf Mücadelesi Teorisi

İbn Rüşd’te Devlet ve Sınıf Mücadelesi Teorisi

İbn Rüşd’te Devlet ve Sınıf Mücadelesi Teorisi
 
İbn Rüşd, tam 800 yıl önce neredeyse bire bir devlet ve sınıf mücadele teorisini, Komünist Manifesto‘daki gibi açıklamaktadır. 
300 yıl sonra buna benzer görüşleri İbn Haldun’un Mukaddime‘sinde de göreceğiz.
 
“Günümüzdeki çoğu İslam ülkelerinde toplumlar, ailelerin [seyyidler=efendilerin] bir araya gelmesiyle oluşan toplumlardan başka bir şey değildir. Yasalardan onlar için geriye kalan yalnızca, birincil hakları [imtiyazları] onlar üzerinde koruyan yasalardır. Açıktır ki, söz konusu devletin mallarının tümü, [efendi] ailelerin mallarıdır. Onlar zaman zaman eve [devlete] ait olan hazinenin bir bölümünü [arta kalanını] devletin kasasından alarak kendileri uğruna savaşanlara vermek zorunda kalırlar.
Bu durum [yeni] vergileri ve hasar tazminatlarını [ceremeler] zorunlu kılar. Bu devletlerin halklarından olan insanlar iki sınıfa [statü] ayrılırlar. Fars halkının [antikçağda kastlardan oluşan Pers İmparatorluğu] durumunda olduğu gibi, birinci sınıf sıradan halktır; ikinci sınıf ise efendiler [yöneticiler] olarak bilinirler. Nitekim bizim devletlerimizin çoğunda da durum böyledir. Bu durumda efendiler, sıradan halkı soyup mallarına el koyma yoluna giderler. O kadar ki, kimi zaman işin ucu şiddet kullanmaya kadar gider. Nitekim içinde yaşadığımız şu çağda ve bizim devletlerimizdeki durum da budur…
Eğer olur da, yöneticiler [efendiler] başka kavimlerden [elde edilen] ganimeti adil bir şekilde paylaştırmadan gasp ederlerse, bu, sıradan halk ile ilgili uygulamaların en acımasızı olur. Bu durumda, halk söz konusu yöneticileri alaşağı etmeye çalışırken, yöneticiler de halk üzerinde şiddet kullanarak ellerindeki yönetimi korumaya çabalar. Bu nedenle, kaba güce başvuran böyle bir devlet, güzelliğin hüküm sürdüğü devlet yönetimi ile son derece çelişki içinde olan bir devlet haline gelir. [Dolayısıyla] günümüzde, devletin [hazinesine] konulması gereken gelirler, işin gerçek anlamında efendilerin malları olur. Bu yüzden, günümüzün yöneticilerinin önderliğini ellerinde bulunduran grup [halife ve çevresi] mutlak olarak şiddet tekelini elinde bulunduran gruptur…”
Kaynak: İbn Rüşd, Siyasete Dair Temel Bilgiler, çev. M. Hilmi Özev, s.150-160.
Devlet ve siyaset meselesi olduğu için çeviriye çok küçük müdahalelerde bulunmak durumunda kaldım.

 

2 Replies to “İbn Rüşd’te Devlet ve Sınıf Mücadelesi Teorisi”

  1. Ben bi merak ediyorum; bu ibn-i Rüşt ler, ibni Haldunlar, Farabiler, Biruniler 5 vakit namazında, orucunda insanlar miydi? İbni Sina nin öyle olmadığını ‘Avicenne’den okumuştum. Gazaliyi ayrı tutuyorum. Cevaplarsanız veya buna dair bir yazınız varsa paylaşırsanız mutesekkir olurum.

    1. Şu ana kadar edindiğim bilgilere dayanarak söylüyorum: İbn Sina’nın şarap içmekle, çok eğlenceli bir hayata sahip olmakla birlikte ki Hayyam’ın da böyle bir hayat sürmüştür, bahsi geçen düşünürlerin hemen hemen hepsi olabildikçe namaz ve oruç görevlerini yerine getirmişlerdir. Aykırı düşündükleri bilinen Müslüman düşünürlerin büyük bir kısmı böyleydi. Hepsi en baştan Allah’a inanıyordu; er-Razi ve er-Ravendi, al-Maarri gibi birkaç düşünürse Kur’anı insan elinden çıkmış, peygamberi ise Resul-Nebi değil siyasi bir önder olarak görüyorlardı ki bu yüzden ne Kur’an’ı ne de Muhammed’i savunuyorlardı. Bunların namaz kılmaları zaten mümkün değildir.
      Yine bilgilerime dayanarak söylüyorum; her ne kadar bu düşünürlerin önemli bir kısmı zındıklık ve kafirlikle suçlanmış olsalar da bunların namaz ve oruç görevlerini yerine getirmedikleri ilişkin herhangi bir bilgiye rastlamadım. Bugün herhangi bir kanıt ileri sürmeden onlara isnad edilen iddiaları bir kenara bırakırsak. Sonuçta bu düşünürlerin Müslümanlığın gereklerine ne kadar yerine getiriyorlardı ve bu görevlere içten inanıyorlardı, onu tahmin edemiyorum fakat onların bu konuda da epeyi şüphelerinin olduğunu tahmin ediyorum. Bir de bu türden ritüellerin toplumsal bir gelenek olması nedeniyle herkesin ister istemez uyduğunu düşünmek lazım.
      Saygılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir