Özgeçmiş

Sadık Usta kimdir?

Bu sitenin hazırlanmasında büyük katkısı olan Murat Maral dostum, özgeçmişimin biraz alışılmış kalıplardan farklı olmasını istedi. Bu durumda bana özgeçmişimi biraz daha özelleştirmekten başka çare kalmadı.

Her iki dede tarafım en az 200 senedir Elbistan’ın Çiftlikkale’sinde yerleşikken, babamın babası Ali dedem, varını yoğunu satarak çocuklarıyla birlikte Kahramanmaraş’a yerleşmiş. Elindeki birikimini hesapsızlık, bilmezlik ve hastalık nedeniyle çarçur edince, çocuklarına kol kuvvetinden başka bir şey bırakmamış. Doğumumdan kısa bir süre önce de vefat etmiş. Dedem ölünce babam, hem bize hem de küçük kardeşlerine babalık yapmak zorunda kalmış.

Annem beni, 1960’da toplam 8 çocuklu yoksul bir ailenin 4. çocuğu olarak dünyaya getirmiş. İklimi ılıman olan Kahramanmaraş, hem doğduğum hem de çocukluğumun geçtiği güzel bir Akdeniz kentidir. 16 yaşına kadar Kahramanmaraş’ta yaşadım ve okula gittim.

13 yaşıma kadar günde üç öğün yemek yediğimi hatırlamıyorum. İlkokulda kitap alacak paramız olmadığından birçok sınıfı “kitapsız” bitirdim. Derslerde hep en önde oturur ve dersi can kulağıyla dinlerdim. Bu alışkanlığımı üniversitede de devam ettirdim.

İlkokul 4. sınıfta

Ortaokul döneminde, henüz çocuk yaşta siyasetle tanıştım. Deniz Gezmişlerin asıldığı günü, dünkü bir olaymış gibi hala hatırlıyorum. Öğretmenime, Denizlerin asılmasından dolayı üzüntülü olduğumu söylediğimde o da hüzünle bakmıştı. Sonra bu öğretmenimi solcu öğretmenlerin derneği olan TÖB-DER’de gördüğümde gidip elini öpmüştüm. Bu görüşmeden 4 yıl sonra da 1978 Aralık’ında Ali Rıza öğretmenimin, onu ziyarete gelen polis kardeşinin ve bütün ailesinin Kahramanmaraş katliamında öldürüldüğünü öğrenecektim.

Babam, 1972’den sonra yurtdışına çıkarak Almanya’da işçi olarak çalışmaya başlamıştı. 1973’te de ailenin geri kalanını yanına almıştı. Ben ise okumak istediğim için Almanya’ya götürülmemiş, yakın bir akrabamızın yanında bırakılmıştım. 1975’ten sonra siyasi olaylarda ölümler baş gösterince de 1976’da “zorla” Almanya’ya götürüldüm.

Almanya’da siyasi çalışmalara devam ettim. Bu durum birçok insana garip gelebilir fakat 17 yaşında bir genç olarak Almanya’nın birçok bölgesinde Türkiye eksenli eylemlere katılmakla kalmadım aynı zamanda örgütlenme faaliyetinde de bulundum.

O dönemde Almanya’da çalışma izni alabilmek için bir yıl beklemek gerekiyordu. Yakın bir kentte Türkler için açılan bir Almanca kursuna parasızlık yüzünden gidemedim. Fakat ortaokulda yabancı dil olarak Almanca öğrenmiştim ve bu nedenle iyi bir altyapım vardı. Bir yıl sonra çalışma iznine kavuşmuştum ancak ondan önce 6 ay bir restoranda çalışarak hem cep harçlığımı kazandım hem de aile bütçesine katkıda bulundum. Dört yıl boyunca çeşitli fabrikalarda düz işçi olarak çalışarak geçimimi sağladım.

1981 yılında hem bir meslek sahibi olabilmek hem de siyasi açıdan daha etkin faaliyette bulunabilmek için bölge eyalet başkenti olan Stuttgart’a taşındım. Stuttgart’ta çocuklarımın annesiyle tanıştım. Bu arada Almancamı geliştirdim. Önce otomobil tamirciliği öğrendim, ardından da akşam lisesine giderek üniversiteye giriş diplomasını (Abitur) aldım, sonra da Stuttgart üniversitesinde 6 ay uçak ve uzay tekniği okudum. Mühendislikten ziyade sosyal bilimlere ilgi duymam nedeniyle bölüm değiştirdim.

Kritik dönemeçlerde önemli insanlarla tanışmak her zaman önemlidir. Beni Stuttgart’ta okumaya o dönemde adı Türkiye’de en çok arananlar listesinde geçen bir arkadaşım ikna etmişti. Birkaç yıl sonra akşam lisesine ve sonra da üniversiteye gitmemi teşvik edense çocuklarımın annesi olmuştu.

1990 yılından itibaren Almanya’daki hayatım bana yeterli gelmemeye başlamıştı. Artık Türkiye’ye dönmem gerektiğini sıklıklı düşünüyordum. Çünkü Almanya’da hep bir yabancı olarak kalacağımı Türkiye’de ise hep bir Almancı muamelesi göreceğimi yaşayarak görmüştüm. Bu duruma (bir bakıma arafta kalmak) son vermek istedim ve eşimin itirazlarına rağmen 1991 yılında Türkiye’ye (haliyle okulu da bitiremeden) döndüm. Ardımda bir eş ve iki bebek bırakmıştım fakat bugün hala aldığım o kararın hayatımın en önemli kararı olduğunu düşünüyorum.

Türkiye’ye dönüşüm, hem siyasi hem de kişisel gelişimim açısından önemli bir adım olmuştu. Türkiye’de ziyaret etmediğim kent, İstanbul’da nezarethanesine konmadığım karakol kalmamıştı. Semtlerde ve gençlik içindeki çalışmalarımın çok yararını gördüm. İnsanları daha yakından tanıma fırsatı buldum. Özellikle gençlik çalışması, çok yönlü düşünmemi sağladığı gibi beni, insanlara yaklaşım konusunda (pedagojik) eğitmişti. Üniversiteli öğrencilerle çalışmak hem ufkumu genişletmişti hem de teorik birikimimi zenginleştirmişti.

2000 yılı, hayatımda bir kırılma noktasıdır. 2000’de siyasi çalışmalarıma son vermek durumunda kaldım çünkü çocuk yaştan itibaren içinde bulunduğum siyasi partiyle aramda kolay kolay kapanmayacak derin bir siyasi-örgütsel çatlak oluşmuştu. Artık böyle devam edemeyeceğimi anlamıştım.

Siyasi ayrılıklar çocuklu eşlerin ayrılıkları gibidir. Farklı yaşam tarzları nedeniyle anlaşamaz ve ayrılırsınız ancak geçmişteki ortak yaşanmışlıklar nedeniyle (şahsi dostluklar vs) de ilişkinizi kesip atamazsınız.

2002’den sonra Ulusal Kanal’da dış haberler müdürlüğü yapmaya başladım. 2003’te İngilizcemi geliştirmek için Londra’ya gittim ve orada 9 ay kaldım. Döndüğümde artık Ulusal Kanal’da da çalışamayacağımı anlamıştım.

Bunun üzerine önce çevirmenlik yapmaya sonra da Kaynak Yayınları’na çeşitli başlıklar altında diziler hazırlamaya başladım. “Ütopya” ve “Bilimin Türk İslam Kaynakları” dizileri bu dönemde ortaya çıkmıştır.

2008-2009 yılları arasında hem çevirmenlik yaptım hem de yeniden dışardan Ulusal Kanal’da iki yıl süren haftalık bir kitap programı (Kitap Dünyası) hazırlayıp sundum.

2009’un sonunda yeni bir dönemeçte olduğumu anlamıştım fakat ne yapacağım konusunda henüz bir karar vermemiştim ki gençlik döneminden tanıştığımız akademisyen dostum Prof. Bora Ataman’ın “git Almanya’da önce master tezini ver, sonra da doktora yap” diye “sıkıştırmasıyla” 2009’da Almanya’ya gittim.

2010-2012 yılları arasında Frankfurt Goethe Üniversitesi’nde önce “Türk Ütopyaları” başlıklı master tezimi verdim sonra da aynı konu üzerinde çalışmak üzere doktora başvurusu yaptım. Fakat doktora girişimimi, Kaynak Yayınları genel yayın yönetmenliği teklifinden sonra kesmek zorunda kaldım. Bu görevi üç yıl sürdürdüm ve sonra 2015’de siyasi bir tartışma nedeniyle görevimden alındım. Bugün geriye bakınca, doktorayı bırakıp Kaynak Yayınları’nda çalışmanın doğru bir karar olduğunu düşünüyorum. Ahlaken doğruydu, düşünsel gelişimime de çok katkısı oldu. Çünkü bu sayede yeni insanlar tanımıştım.

Kaynak Yayınları’ndan ayrıldıktan sonra hayatımda hem siyasi hem de çalışma alanı açısından yeni bir dönem başlamıştı.

2013 yılından itibaren hem kitaplarımı yazmaya hem de çeşitli gazete ve haber portallarına (Bilim ve Ütopya, Radikal Kitap, Cumhuriyet Kitap, Bilim ve Gelecek, Birgün, Odatv) felsefi ve kültürel içerikli makaleler kaleme almaya başlamıştım.

O gün bugündür düşünsel alandaki çalışmalarımı devam ettiriyorum.

Bu arada çocuklarım Can ve Marvin büyümüş ve Fynn’in doğumuyla torun sahibi de olmuştum.

2014’ten sonra da bana yaşam coşkusu veren Bigi, Maskara ve Kömür adlı üç şirin kedi hatayıma girdi. Hayatımın sonuna kadar da onların gönüllü hizmetçisi olacağımı umuyorum.

Başlıca çalışma alanlarım şunlardır:

Ütopya ve devlet teorileri; felsefe, Aydınlanma ve İslam tarihi; sosyalizm ve eşitlikçi halk hareketleri.

Yazdığım Bazı Kitaplar:

  • Türk Ütopyaları-Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Ütopya ve Devrim (Kaynak Yayınları)
  • İlkçağ Ütopyaları, Mükemmel Toplum ve İlk Devlet Teorileri (Kaynak Yayınları)
  • Dünyayı Değiştiren Düşünürler, Cilt I, Felsefenin Şafağı: Hint, Çin, Yunan, Roma ve Rönesans Avrupası (Kafka Kitap)
  • Dünyayı Değiştiren Düşünürler, Cilt II, Rönesans’tan Aydınlanmaya Yeni Bir Çağın Doğuşu (Kafka Kitap)
  • Dünyayı Değiştiren Düşünürler, Cilt III, Aydınlanma, Fransız Materyalizmi, Amerikan ve Fransız Devrimleri (Kafka Kitap)
  • Dünyayı Değiştiren Düşünürler, Cilt IV, Ekonomi Politik, Alman İdealizmi, Rus Halkçılığı ve Marksizm (Kafka Kitap)
  • Dünyayı Değiştiren Düşünürler, Cilt V, El-Kindi’den İbn Sina’ya, Gazzali’den İbn Haldun’a İslam Felsefesi, Mutezile, İhvan-ı Safa Din-Felsefe Tartışmaları (Kafka Kitap)
  • Fıçılarda Yaşamak, Sıradışı Hayatlar (Librum Kitap)
  • Ütopya ve Masalbilim, Binbir Gece Masallarında Ütopya (Librum Kitap)
  • Çin Devrim Tarihi ve Sun Yat-sen’in Halkçılık Kuramı (Kaynak Yayınları)

Çevirdiğim Bazı Kitaplar:

  • Thomas More, Ütopya (Kafka Kitap)
  • Tomasso Campanella, Güneş Ülkesi (Kaynak Yayınları)
  • Georg Fülberth, Kapitalizmin Kısa Tarihi (Yordam Kitap)
  • H. Heinz Holz, Devrimin Cebiri, Felsefenin Aşılması ve Gerçekleşmesi, Cilt 1 (Yordam Kitap)
  • Karl Marx-Friedrich Engels, Komünist Manifesto (Kafka Kitap)