• Yazılarım
  • Kitaplarım
  • Basında Yankılar
  • TV Program
  • Etkinlikler
  • Özgeçmiş
More

    Boş Zaman Yoktur, Asosyalleşen İnsan Vardır

    İnsan, sosyal medyada ve televizyon önünde bu kadar zaman geçirildiğine tanık oldukça hayret etmeden duramıyor, insanın bu kadar boş zamanı olabilir mi?

    Boş Zaman Yoktur, Asosyalleşen İnsan Vardır

    Boş zaman, iş ve meslek hayatımızın dışındaki arta kalan zaman mıdır? Yani herhangi bir üretimde bulunmadığımız, bir yönüyle insanın istediğini yapabileceği ama hiçbir şey yapmadan boş boş oturduğu zaman mıdır? Sorudan da anlaşıldığı üzere değildir.

    İş nedir?

    İş,bedensel ve zihinsel üretimle ortaya çıkan, belli bir ölçme oranına tabi tutulabilen, belirli bir amaca yönelik düşünülmüş üretim etkinliğidir. Tarihte boş zaman ilk kez, insanın kısa süre içinde tüketebileceğinden daha fazlasını üretebildiği dönemde ortaya çıktı.

    Bildergebnis für boş zaman

    Eskiden avlanmak, yiyecek toplamak vs. iş olarak algılanmazdı, çünkü bu, hayatın ta kendisiydi.

    Boş zaman, gerçek anlamda fazla mal üretiminden sonra ortaya çıktı. Ancak “boşa çıkan boş zaman”, üreticinin değil, üretim araçlarına (kölelere) sahip olanların “boş zaman”ıydı. “Boş zaman” insanın kendi emeği üzerinde söz sahibi olmaktan çıktıktan sonraki süreçte ortaya çıktı. Kısacası boş zaman, kölenin ölesiye çalıştırıldığı koşullarda ortaya çıktı. Köle emeği iki şey üretmekteydi: ürün ve boş zaman. Dolayısıyla “boş zaman” hem kölenin emeğinin ürünü hem de karşıtı olarak ortaya çıktı. Bir tarafta köle ve “yok-boş zaman”; diğer tarafta ise onun emeğinin ürünü ve emek-değerin karşısında konumlanan siyaset, felsefe, eğitim, bilim, matematik, edebiyat ve sanat ortaya çıktı.

    Köle emeğinin yoğunlaşmasıyla ortaya çıkan bilim, felsefe, sanat, devlet ve ideoloji, iş ve boş zaman kavramına da yeni bir içerik kazandırdı.

    “İş”in tarihi, kutsal kitaplara göre Adem ile Havva’dan bu yana istenmeyen, zahmetli ve mutsuzluk olarak yazıldı. Başta öyle değildi fakat tarih içinde öyle oldu. Adem’i cezalandıran tanrı, ona “kan ve ter içinde ekmeğini kazanacaksın” demiş ve onu Havva’yla birlikte cennetten kovmuştu. Sümer efsanelerinden bu yana “iş” dediğimiz olgu, insanın bedelini ödemesi gereken bir ceza olmuştu.

    Üretim araçlarını sahiplenen hakim sınıf (yöneticiler, din adamları, bürokratlar, askeri erkan), silahlı gücü tekeline alarak, düşünsel uğraşı da kendi imtiyazı haline getirdi. Spor ise hakim sınıfa ait askeri eğitimin bir unsuru ve güzelleşmenin vazgeçilmez aracı olarak ortaya çıktı. O da üst tabakaya aitti.

    Zamanla kölelerin lejyonellemesi yürürlüğe girerken, “özgür” olanlarsa toprağı işleyerek, köylü ve zanaatkarlara dönüştüler.

    Böylece iş, yeni dönemde sil baştan tarife muhtaç hale geldi. Artık iş, genel anlamda bir “tanrı cezası” olmakla birlikte, zamanla olumlu bir çehre edindi ve İncil ve Kur’an tarafından kutsallaştırıldı. Çünkü artık İsa’nın ve Muhammet’in tanrısı “çalışanları seviyordu”.

    İş ve Boş Zaman Kavramının Evrimi

    Her kavram gibi “iş” kavramı da evrim geçirdi. Sınıflaşmadan önce iş kavramı yoktu. Çünkü iş, belli bir zaman dilimi içinde artı değer üretmek için yapılan bir etkinlik değildi. O gün iş, insan hayatının ta kendisiydi. Kısacası üretim, ilk insanlaşma döneminde salt bir ekonomik uğraş değil, hayatın bizzat yaşanması; şahsi kimliğin ve becerinin yaratılmasıydı. İnsan aslında geçimini sağlayarak, doğayı değişime uğratıyor, bir anlamda kendisini değiştiriyor ve kendisini an be an yeniden yaratıyordu.

    Boş zaman-dolu zaman, cefa-mutluluk, hepsi bir aradaydı. Dolayısıyla kafa ile kol emeği de henüz ayrışmamıştı. O gün üretim etkinliği, insanın yaşam gıdası, sosyal faaliyeti ve olduğu kadar, “kültürel ve sanatsal” etkinliğiydi de. Tehlike ve cefa yüklü bu üretim etkinliği, aynı zamanda hayatın mutluluk ve haz kaynağıydı da. İşten kopmak, bir nevi ölümle eşdeğerdi. Sadece hastalar, çocuklar ve çok yaşlı olanlar çalışamazlardı ve onların hayatları da o günkü koşullarda pamuk ipliğine bağlıydı. Çalışmak, yaşamak anlamına geliyordu.

    İşbölümü

    Kısacası iş, yaşam içinde ihtiyaç haline gelen araçların (besin, barınma ve üreme) üretiminden başka bir şey değildir. Üretim aracının keşfi, üretimde bir fazlalığa yol açarken, daha gelişkin üretim aracı da sınıflaşmayı beraberinde getirdi.

    Başlarda çalışma zamanı, boş zaman; çalışma mekanı, boş zaman mekanı, üretim ve tüketim iç içeydi ve esasta büyük bir ayrışma yoktu. Önce işbölümü ve ilerleyen süreçte sınıflaşma olgusu söz konusu tarihsel ve biricik yaşamsal uyumu bozdu. Bunun yerine “iş zamanı”, “boş zaman” kavramları ortaya çıkarken, üretimin tüketimden kaynaklanan zorunluluğu da ortadan kalktı.

    Anlayacağınız on yıllarca devam eden insanın zaman mefhumunun doğal ritmi, bir devrimle (fazla üretim ve sınıfın ortaya çıkışı) değişti. Bir kez Pandora’nın kutusunun kapağı açılmıştı. Bununla da her türlü kötülüğün kapısı aralanmış oldu. Gittikçe sınıflara bölünen toplumlar, soyutlamayla birlikte bilimi, sanatı, felsefeyi ve kültüra yarattı. Aslında insan bununla kendini yaratmış oldu.

    Uygarlık, hem insanın insan olmasının tarihiydi hem de esir alındığı koşulların yaratıldığı tarih oldu.

    “Tarih sınıf mücadeleleri tarihi”ydi. Ama aynı zamanda tarih, yaşamda “boş zaman” icadının da tarihidir.

    Yoğun bilimsel etkinliğin bir ürünü olarak ortaya çıkan modern üretim aracı, yani makina (bugün yapay zeka ürünü araçlar), 200 yıllık bir süre içinde olağanüstü bir gelişme temposuyla insanın doğrudan bedensel emeğini neredeyse gereksiz hale getirdi.

    Boş zaman kavramına yabancı olan 200 yıl öncesinin emekçisi, bugün iki alanda birden mücadele yürütmek durumunda kaldı. Bir kısım insan, bütünüyle boş zaman içinde yüzerken, diğer bir kısmıysa daha fazla boş zaman için mücadele vermektedir.

    Bugün boş zaman, yeniden farklı bir içerik kazanıyor

    Teknik olanaklar, bugün tarihte ilk kez insanlığı, “Adem”den bu yana sırtlandığı kısıtlı üretim ve tüketim cenderesinden kurtarmaktadır. Fakat bu büyük bir tuzak ve yanılsamadır, çünkü işsiz kalan insanın bu kez başı “boş zamanla” derttedir.

    Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı whatsapp_image_2020-03-08_at_12_22_41.jpeg

    Günümüzde boş zaman, ne yapacağını bilememe, asosyalleşme anlamına gelmektedir. Çünkü her yeni makine (üretim aracı) aynı zamanda kendi kültürünü, yani kendi insan tipini de birlikte yaratmaktadır. Boş zamanla birlikte insanın daha çok okuyacağı, daha çok spor yapacağı, daha çok sanatsal ve bilimsel etkinlikte bulunacağı düşünülünyordu ki bu bir hayalden öteye gitmemektedir.

    Her kim okumuyorsa, sanatsal etkinlikte bulunmuyorsa, spor yapmıyorsa, insanın niteliğini geliştiren belli bir uğraşa sahip değilse, ama “çoook boş zamana” sahipse, bilin ki o insanlık tarihin karanlık dehlizinde kaybolmaktadır.

    İşte gelecek yüzyılların en zorlu mücadelesi bu olacaktır.

    İnsan, gerçekten aydınlanmış, niteliklerini geliştirmiş ve yaratıcı insan mı olacaktır yoksa işini (hayatını) kaybetmekten dolayı assosyaleşerek yeniden hayvanlaşacak mıdır?

    Önümüzdeki temel soru budur.

    Sadık Usta
    Eğer daha uzağı görebiliyorsam bunun nedeni; benden önceki devlerin omuzlarında durduğumdandır.

    İlgili Makaleler

    2,060BeğenenlerBeğen
    4,631TakipçilerTakip Et
    31,316TakipçilerTakip Et
    320AboneAbone Ol

    Anadolu’nun yaşayan bilgelerinden biridir Sadık Usta... Evet, gerçek bir bilge, aydın, çok güzel bir yürektir... Elimde olsa “Dünyayı Değiştiren Düşünürler” kitabını okullarda okuturum...

    Sunay Akın

    Şair, Yazar, Araştırmacı, Oyuncu

    Felsefeci ve yazar Sadık Usta kardeşim “Dünyayı Değiştiren Düşünürler” (Kafka Yayınları) adı altında bir felsefe tarihi yazıp yayınladı. “Ortak Akıl”ı akıl saymayan, kendi bağımsız ve özgür aklına sahip çıkan, akıllı akıllara ilgi duyan ve her şeyi sorgulayan insanlar için… Bu pehlivanca çabayı saygı ile selamlıyorum...

    Özdemir İnce

    Şair, Yazar, Gazeteci

    Son Yazılar

    Felsefe Savaşlara Nasıl Bakıyor

    Savaş hakkında yazılmış en etkili kitaplardan biri Tolstoy’un "Savaş ve Barış" romanıdır. Tarihin büyük komutanlarından biri olan Napolyon Bonapart’ın yönettiği Fransız ordusu, Rusya’nın büyük...

    Boş Zaman Yoktur, Asosyalleşen İnsan Vardır

    İnsan, sosyal medyada ve televizyon önünde bu kadar zaman geçirildiğine tanık oldukça hayret etmeden duramıyor, insanın bu kadar boş zamanı olabilir mi?

    İNDİRİMLİ SATIN ALIN

    % 40
    Hem felsefe hem de sanat yöneldikleri varlığı yansıtır ve onu yorumlarlar. Bu yüzden her ikisinde de yaratıcılık söz konusudur.

    Kategoriler