• Yazılarım
  • Kitaplarım
  • Basında Yankılar
  • TV Program
  • Etkinlikler
  • Özgeçmiş
More

    Farabi, Kelam ve Felsefenin Farkı

    Farabi, Kelam ve Felsefe

    Kelam, varlığın ve alemin ortaya çıkışını ilahi bir gücün iradesiyle açıklar ve şeyleri meydana getiren unsurlara özgür bir irade tanımaz.

    Felsefe ise “maddenin özgür iradesini” temel alan doğa yasalarını ön-kabul olarak görür ve böylece ilahiyatın ötesine geçer. Felsefe, yer yer varlıkların ortaya çıkış sürecinde ilahi etkeni kabul etmekle birlikte çoğunlukla bunun ötesine geçerek varlığı meydana getiren, yani maddeyi hareket ettiren iç ve dış dinamikler üzerine kafa yorar ve böylece bilimin de yol göstericisi olur.

    Ne yazık ki birçok insan, ilahi gücün etkisini kesinkes yadsıyan ilk kaba materyalistleri daha çok önemser; onların ciddi bilimsel veri sunmadan (gerçi bunların birçoğunun eserleri ya yok edilmiştir ya da düşüncelerinin yazıya geçirilip geçirilmediği konusunda kesin bir bilgi yoktur) çoğunlukla dar ve kestirmeci; varlığın oluşumun nedenlerini bütünlüklü-evrensel koşullardan hareketle açıklayamayan ve salt “ilahi güç yoktur her şeyin kaynağı maddenin kendisidir” ifadesi yeterli bulunur.

    Kuşkusuz kaba materyalistler, uygarlaşma ve özellikle de zihinsel yeteneğimizin gelişmesi açısından önemli düşünsel kıvılcımlar çakmışlardır fakat toplumların aydınlanmasına en çok katkıda bulunanlar; büyük etki gücüne sahip, söyledikleri itibarıyla ciddiye alınan, düşünsel dinamikleri en ince ayrıntılarına kadar zorlayarak (bazen fantastik tasavvurlara başvurarak) maddi dünyanın oluşum sürecini birbiriyle ilişkilendiren, maddeler, nesneler ve süreçler arasında kopmaz bütünlüklü bağıntılar kuran düşünürler olmuşlardır. Filozof Farabi bu düşünürlerden biridir. Onun 10. yüzyılın ortalarında kayda geçtikleri bugün birçok insana basit gelebilir fakat din ve inancın etkin olduğu bir toplumda maddenin oluşum sürecini onun kendi iç dinamikleriyle açıklamak; oluşumları maddenin hareket yasasıyla ve ayrıca bütün bu oluşumları birbiriyle ilişkilendirerek, yani bir nesnenin bir diğerinden doğa yasalarının işlemesi sonucunda zorunlu olarak çıktığını açıklaması muazzam bir aydınlanmadır.

    Farabi 100’ün üzerinde kitap ve inceleme kaleme almıştır. Bunların bir kısmı ne yazık ki kaybolmuştur fakat en önemli fikirlerini ve felsefi düşüncelerini ortaya koyan eserleri mevcuttur. Bunların başında ise onun şaheseri olan (bir bakıma onun Kapital’i veya Nutuk’u) Medinetü’l-Fazıla (Faziletli Kent=İdeal Devlet) gelir. Bu eserinde Farabi, hayatının bütün tecrübesini, felsefesinin bütün ilkelerini basit bir dille özetlemiş ve günümüze kadar okurlarını aydınlatmıştır.

    Şimdi Farabi’nin elementlere, canlı ve cansız varlıklara ilişkin söylediklerinden kısa bir bölüm verelim :

    “MADDİ CİSİMLERİN OLUŞ SIRASI HAKKINDA

    Önce elementler [ateş, su, toprak, hava], sonra onlarla aynı cinsten ve onlara yakın olan buharlar gibi cisimler ve bulutlar, rüzgarlar ve havada meydana gelen bütün diğer şeyler gibi, buharların çeşitleri meydana gelir. Yerin üstünde ve altında, suda ve ateşte meydana gelen aynı cinsten cisimler de bunlar arasındadır.

    Elementlerde ve bütün diğer şeylerin her birinde a) onları, özellikleri bir dış hareket ettirici olmaksızın, onlarda bulunan bir özellik olarak, kendileriyle veya kendilerinden ötürü var oldukları şeylere doğru hareket ettiren kuvvetler, b) kendileriyle birbirleri üzerinde fiilde bulundukları kuvvetler ve c) kendileri ile birbirilerinin fiillerini, etkilerini kabul ettikleri kuvvetler meydana gelirler…

    Farklı biçimlerde meydana gelen bu etkilerin bir araya gelmesiyle başka birçok [daha üst seviyede] karışım ortaya çıkar ve bu karışımlar bu cisimleri unsurlardan ve ilk maddeden daha da uzaklaştırırlar [dönüşüme uğratarak karmaşıklaştırırlar]. Bu karışımlar birbirini takip ederek devam eder; ancak bu süreçte bir sonra gelen karışım daima bir önceki karışımdan daha çok bileşenlidir. Bu artık birbiriyle karışması mümkün olmayan cisimlere [saf akıl] ulaşıncaya kadar devam eder…

    Bazı cisimler birinci, bazıları ikinci, bazıları üçüncü ve bazıları da sonuncu karışımdan meydana gelirler. Madenler, elementlere daha yakın olan ve daha az bileşenli bir karışımın sonucunda ortaya çıkarlar. Onların [temel] elementlere olan uzaklığı derece bakımından daha azdır. Bitkiler, madenlerinkinden daha çok bileşenli bir karışımın sonucu olarak ortaya çıkarlar ve onların unsurlardan uzaklığı derece bakımından daha çoktur. Dil ve düşünce sahibi olmayan hayvanlar, bitkilerinkinden daha çok bileşenli bir karışım sonucu ortaya çıkarlar. Yalnızca insan, sonuncu karışımın ürünü olarak meydana gelir.

    Bu varlık türlerinin her birinde, a) onları kendiliğinden hareket ettiren kuvvetler, b) kendileriyle birbirilerine uyguladıkları kuvvetler ve yine, c) kendileriyle birbirilerinin etkilerini kabul ettikleri kuvvetler meydana gelir…”

    Farabi, İdeal Devlet, çev. Ahmet Arslan, İş-Kültür Yay., s.55/56. 

    Sadık Usta
    Eğer daha uzağı görebiliyorsam bunun nedeni; benden önceki devlerin omuzlarında durduğumdandır.

    CEVAP VER

    Lütfen yorumunuzu giriniz!
    Lütfen isminizi buraya giriniz

    İlgili Makaleler

    2,148BeğenenlerBeğen
    4,781TakipçilerTakip Et
    43,449TakipçilerTakip Et
    320AboneAbone Ol

    Anadolu’nun yaşayan bilgelerinden biridir Sadık Usta... Evet, gerçek bir bilge, aydın, çok güzel bir yürektir... Elimde olsa “Dünyayı Değiştiren Düşünürler” kitabını okullarda okuturum...

    Sunay Akın

    Şair, Yazar, Araştırmacı, Oyuncu

    Felsefeci ve yazar Sadık Usta kardeşim “Dünyayı Değiştiren Düşünürler” (Kafka Yayınları) adı altında bir felsefe tarihi yazıp yayınladı. “Ortak Akıl”ı akıl saymayan, kendi bağımsız ve özgür aklına sahip çıkan, akıllı akıllara ilgi duyan ve her şeyi sorgulayan insanlar için… Bu pehlivanca çabayı saygı ile selamlıyorum...

    Özdemir İnce

    Şair, Yazar, Gazeteci

    Son Yazılar

    Turkuaz TV Toronto Söyleşi

    Gazeteci Hüsna Sarı, Sadık Usta ile COVID döneminde nelerin değiştiğini, ve sonrasında Dünyayı nelerin beklediğini oldukça farklı bir noktadan ele alarak...

    Son Okul İnisiyatifinin Hayat Söyleşileri

    Son Okul İnisiyatifinin Hayat Söyleşileri Etkinliğinde Felsefe Gözünden Hayata Bakış Söyleşisi. Son Okul İnisiyatifinin Hayat Söyleşileri Bölüm 1

    İNDİRİMLİ SATIN ALIN

    % 40
    Hem felsefe hem de sanat yöneldikleri varlığı yansıtır ve onu yorumlarlar. Bu yüzden her ikisinde de yaratıcılık söz konusudur.

    Kategoriler