• Kitaplarım
  • Söyleşiler
  • TV Program
  • Etkinlikler
  • Özgeçmiş
More

    Göçlerle Başlayan Yaşam…

    Temur Köran-Evin Sanat Galesi Göçler…

    Göçlerle Gelen Dram…

    Milyonlarca yıldan bu yana varlıklarını devam ettiren canlıların yaşamları incelendiğinde görülecektir ki onlar yaşamlarını ancak göçler üzerinden sağlayabiliyorlar…

    Örneğin bitkiler… Birkaç yüz yıl yaşayabilen bir ağacın yaşam boyunca etrafa savurduğu, bir bakıma göç yollarına saldığı tohumunun sayısı 4 milyon… Evet, yanlış okumadınız 4 milyon… Fakat bunlardan ancak bir veya iki tanesi yetişkin bir ağaç olabilme şansına sahip olabiliyormuş. Bitkiler tohumlarını etrafa serperek, onları başka coğrafyalara uçurarak, onlara bin bir çeşit göç olanakları sağlayarak varlıklarını devam ettirebiliyorlar.

    Hayvanlarsa, en azından önemli bir bölümü ki bunların başında kuşlar ve balıklar gelir, üreyebilmek ve yaşamlarını devam ettirebilmek için aklın hayalin alamayacağı bir yol ve mesafe kat ederler… Bir bakıma onlar göç yollarına düşerek çoğalabiliyorlar.

    Peki insanlar…

    Sanırız, eğer Homo Sapiens göç yollarına düşmeseydi, insanlığın bugün ulaştığı seviyeye ulaşması mümkün olamazdı.

    Kısacası göç, diğer bütün canlı varlıklarda olduğu gibi insanoğlunun da varlığını devam ettirebilmek için başvurduğu temel hareket yöntemlerinden biridir.

    Göç fenomeni, zorunluluktan kaynaklanmaktadır. Kimi zaman bu doğal zorunluluklarla kimi zaman da toplumsal ve siyasi nedenlerle olmaktadır. Amerika’ya, Avusturalya’ya veya dünyanın birçok bölgesine göçler olmasaydı, içinde bulunduğumuz durum bugün başka olabilirdi.

    Türklerin hayatı da göçlerle belirlenmemiş mi? Adı en çok göçlerle anılan kavimlerden biri de Türkler değil mi? Hatta Türk kavimleri tarih boyunca dalga dalga göç ederek bugünkü Anadolu’ya yerleşmediler mi?

    Lafı uzatmayalım, geçen hafta çağdaş Türk figür resminin en güçlü isimlerinden Temür Köran da Evin Sanat Galerisi’nde “Göç” temalı bir serginin açılışına imza attı. Bu sergi, şaşırtıcı renkleri ve figürleri kullanmasıyla bilinen Köran’ın 20. kişisel sergisi. Kalabalık bir sanatsever topluluğunun katılımıyla sergi 4 Mayıs’ta halkla buluştu.

    Temur Köran-Göçler Sergisinden

    Temür Köran, tarihten sıklıkla bildiğimiz gönüllü ve bireysel göçten ziyade, son yıllarda dramatik olgularla gündeme gelen ve çoğunlukla da felaketlerle sonuçlanan bölgemizdeki göçleri tuvale taşımış.

    Sergi kataloğuna 17. yüzyılın ünlü Alman filozofu Leibniz’in monadlarından (tek-bütün, parça-bütün diyalektiğinden) hareketle felsefi bir giriş yazısıyla katkıda bulunan sanat tarihçisi Doç. Dr. Burcu Pelvanoğlu, sergiyi şöyle betimlemiş: “Tıka basa insanlarla doldurulan ve sonra batacağını bildiğimiz botlar, savrulan insanlar, insanlardan kalan çeşitli eşyalar, parçalar, denizin bu göçü işaret etmek üzere olan varlığı gibi unsurları kullanan sanatçı, dramı açık bir biçimde temsil ederek konuyu ucuzlatmak yerine, Barok kompozisyonların düzeni, hareketi ve kıvrımlarıyla konusunun dramatizasyonunu artırıyor.”

    Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, İstanbul Devlet Resim Heykel Müzesi, İstanbul Modern Sanatlar Müzesi gibi müzelerde ve birçok önemli özel koleksiyonlarda resimleri bulunan Temür Köran, yeni sergisi için şunları söylüyor:
    “Göç, sizi ait olduğunuz topraklardan zorunlu olarak kopartıp yeni coğrafylara sürüklemekle kalmaz, aynı zamanda geçmiş ve gelecek arasında (bir nevi arafta) kalmaya mahkum eder…” Ressamın bu önemli saptamasına, uzun yıllar yurtdışında yaşamış biri olarak bizim de katılmamamız mümkün değildir.

    Yine Köran, “Resim hayatımda ‘acı’ temasından hep uzak durmuşumdur, oysa şimdi kendimi yaşanan bu küresel travmanın içinde buluyorum…”

    Tablolardan da görüleceği gibi sanatçı bizi sadece, çevremizi saran ve belki yarın kapımızı da çalacak olan göç olgusu üzerinden içinde bulunduğumuz tehlikeye tanıklık etmemizi sağlamıyor, aynı zamanda çevremizde olup bitenlere kayıtsız kalmamız gerektiğini de anlatıyor.

    Konukseverliğiyle de ünlü Evin Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilecek olan sergi, 31 Mayıs’a kadar devam ediyor. Sergi Pazar günleri hariç altı gün gezilebilmektedir, hatta sanatçının kendisiyle de sohbet etme imkanı bulabilirsiniz.

    Sadık Usta
    Eğer daha uzağı görebiliyorsam bunun nedeni; benden önceki devlerin omuzlarında durduğumdandır.

    İlgili Makaleler

    CEVAP VER

    Lütfen yorumunuzu giriniz!
    Lütfen isminizi buraya giriniz

    Anadolu’nun yaşayan bilgelerinden biridir Sadık Usta... Evet, gerçek bir bilge, aydın, çok güzel bir yürektir... Elimde olsa “Dünyayı Değiştiren Düşünürler” kitabını okullarda okuturum...

    Sunay Akın

    Şair, Yazar, Araştırmacı, Oyuncu

    Felsefeci ve yazar Sadık Usta kardeşim “Dünyayı Değiştiren Düşünürler” (Kafka Yayınları) adı altında bir felsefe tarihi yazıp yayınladı. “Ortak Akıl”ı akıl saymayan, kendi bağımsız ve özgür aklına sahip çıkan, akıllı akıllara ilgi duyan ve her şeyi sorgulayan insanlar için… Bu pehlivanca çabayı saygı ile selamlıyorum...

    Özdemir İnce

    Şair, Yazar, Gazeteci

    Son Yazılar

    Çinli Filozoflar Öğretilerini Neden Sayılara İndirgiyorlar?

    Ütopya’ya Giden Yol… Çin felsefe ve siyaset geleneğinde program ve hedeflerin hep sayılara indirgendiğini görürüz. Örneğin Çin’in ilk Cumhurbaşkanı Sun Yatsen’in “Üç...

    Konfüçyüs’ten Siyaset Dersleri

    Konfüçyüs’e toplumsal sorunlara kafa yoran ve toplumları değiştirmeyi amaçlayan politik insanlara ne yapmaları gerektiği sorulduğunda şöyle buyurmuş. 1. Eğer bir...

    İNDİRİMLİ SATIN ALIN

    % 40
    Hem felsefe hem de sanat yöneldikleri varlığı yansıtır ve onu yorumlarlar. Bu yüzden her ikisinde de yaratıcılık söz konusudur.

    Kategoriler