Spinoza’nın Tanık Olduğu Barbarlık

Engizisyonun Galileo’ya Zorla Okuttuğu Tövbe Metni
Mart 18, 2021
İslam Uygarlığı ve Felsefesi Hakkında Cumhuriyet Gazetesinde Çıkan Yazı Dizisi
Nisan 17, 2021

Hollanda tarihinde bir barbarlık örneği: filozof Spinoza’nın en yakın arkadaşlarından olan ve uzun süre Hollanda Cumhuriyeti’ni yöneten Johan ve Cornelis de Witt kardeşler, 1672’de hapishanenin önünde linç edilerek öldürülmüşlerdi.

Linç edilmeden birkaç hafta öncesine kadar Hollanda’nın kaderini tayin eden ve aristokratlara karşı Hollandalı cumhuriyetçilerinin liderleri olarak öne çıkan de Witt kardeşler, bir komployla hem yönetimden uzaklaştırılmışlar hem de Hollanda valisi olarak atanan İngiltere kralı Wilhelm von Oranien’in ve Protestan din adamlarının kışkırttıkları bir güruh tarafından Johan’ın tutulduğu hapishanenin önünde linç edilmişlerdi. Johan de Witt, Spinoza’nın çok yakın arkadaşlarından biriydi. Onlar, adaletli bir yönetimin ve dinin egemen olmadığı özgür bir toplumun nasıl inşa edilmesi gerektiği konusunda da düşünceler geliştirmişlerdi.

Johan ve Cornelis kardeşler, ülkelerini hem aynı zamanda Hollanda valisi olan İngiltere kralının entrikalarına, hem Hollanda’yı yeniden topraklarına katmak isteyen İspanya’ya hem de tarihe “Devlet benim!” cümlesiyle geçen Fransız kral XIV Lui’nin fiili işgaline karşı savunmak durumunda kalmışlardı. İngilizlerin hırslı genç kralı III. Wilhelm, Hollanda eyaletlerinin Fransız ordusu tarafından işgal edilmesini bir fırsata çevirerek önce Witt kardeşlerin görevlerinden alınmasını sağlamış sonra da kendisine bir suikast düzenlediği iddiasıyla Johan de Witt’i vatana ihanetten hapse attırmıştı. Zindanda duruşma gününü bekleyen Johan’ın sahte imzasıyla küçük kardeş Cornelis’e bir mektup gönderten kral ve yandaşları, her iki kardeşi hapishane önünde linç ettirmiş ve sonra da meydanda ayaklarından astırarak, uzuvlarını kestirmiş ve kalplerinin çıkartılarak çiğ çiğ yenmesine göz yummuşlardır.

Kışkırtılmış linççi güruhu dağıtması gereken gardiyanlar kenara çekilmiş, kenti korumakla görevli muhafız alayı ise olan biteni sessizce uzaktan izlemişti. Hatta linç girişimi bütün vahşetiyle sürerken, de Witt kardeşlere diş bileyen siyasi rakipler, kral yanlısı aristokratlar ve din adamları da olayı kenarda duran faytonlarının camlarından izlemişlerdi.

Spinoza, 20 Ağustos gecesi linç edilen arkadaşları için hiçbir şey yapamamıştı. Kuşkusuz de Witt kardeşlerin linç edilmelerinin ideolojik-dini nedenleri de vardı. Spinoza’nın birkaç yıl önce yayımlanan Teolojik-Siyasal İnceleme‘si hakkında yazılan bir eleştiride şöyle denmişti: “cemaatinden aforoz edilen Yahudi Spinoza’nın, cehennemdeki şeytanla birlikte kaleme aldıkları söz konusu eseri, onun gibi imansız biri olan Johan de Witt’in desteğiyle yayımlanmıştır.”

O gece, hayatının en acılı gününü yaşadığını onu 1676’da evinde ziyaret eden ünlü filozof Leibniz’e anlatan Spinoza, vahşetin gerçekleştirildiği meydana, üzerinde “barbarlığın son sınırı” yazan bir afiş asmak istediğini fakat ev sahibi, dışarı çıktığında onu da aynı şekilde paramparça edeceklerinden emin olduğu güruhtan korumak için kapıları kilitlediğini” söylemiş.

Bu olayın da gösterdiği gibi Spinoza gibi özgür düşünceli düşünürler, sadece (bir başka yazımızda anlattığımız ettiğimiz gibi) kendi çevrelerinin bağnazlığı ve barbarlığıyla değil, aynı zamanda dünyanın en özgür ülkesi olduğu sanılan Hollanda gibi ülkelerde de siyasal-bağnazlığın ölümcül tehlikesiyle karşı karşıyaydılar.

LÜTFEN SAYFAYA ABONE OLMAYI UNUTMAYINIZ

Sadık Usta
Sadık Usta
Eğer daha uzağı görebiliyorsam bunun nedeni; benden önceki devlerin omuzlarında durduğumdandır. / Isaac Newton

Bu konu başlığı ile ilgili düşüncelerinizi benimle ve diğer site ziyaretçileriyle paylaşmaktan çekinmeyin.

Araç çubuğuna atla