Bağnazlık Ateşi Onları da yakar!
Aralık 21, 2020
Öncünün Fedakarlığı
Ocak 10, 2021

Kasım 2020’de yayımlanan Şair ve Matematikçi Ömer Hayyam kitabıma bir ek yapmak, yani Ömer Hayyam, Alamut Kalesi şeyhi Hasan Sabbah ve Selçuklu veziri Nizam-ül Mülk’ün okuldan arkadaş olmadıkları konusunu aydınlığa kavuşturmak için Hasan Sabbah’la ilgili tarihsel eserleri (Cüveyni, Alamut Kalesini teslim alan Hülagü’nün danışmanı ve elçisidir. Tarihi Cihangüşa adlı eseri çok önemlidir), günümüzde yapılan ciddi araştırmaların en önemlilerini yeniden okumam gerekti. Bugün bu çalışmayı Ömer Hayyam’ın 2. baskısında yer alabilsin diye bitirdim.

Birçok insan Nizam-ül Mülk, Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam’ın çocukluk ve okul arkadaşı olduğunu sanıyor. Bunu da sözüm ona Nizam-ül Mülk’ün kaybolan Vasiyetname‘sine dayandırıyor. Bahsi geçen rivayeti kitabıma olduğu gibi aldım. Tutarsızlıklar kitapta kanıtlarıyla yer alacak. Ne yazık ki romanlar (Semerkant, Alamut Kalesi vs.) sanki bu gerçekmiş gibi bir izlenim yaratttı.

Bunların hiçbiri gerçek değil.

Ayrıca bazılarının iddia ettikleri gibi ne İbn Sina ne de Ömer Hayyam İsmailiydi. İsmaili olanlar, Nasır-ı Hüsrev, Nasireddin et-Tusi ve ibn Attaş’tı. İbn Sina’nın İsmaili olmadığını fakat o günün İsmaili akımlarından etkilendiğini, Dünyayı Değiştiren Düşünürler c.5’de yazmıştım. İbn Sina, biyografisini kaleme alan öğrencisine “babasının İsmaili olduğunu, kendisini de ikna etmek için çok uğraştığını” anlatır. Ömer Hayyam ise Farabi ve ibn Sina gibi filozoflardan etkilenmekle birlikte, zaten Sünni mezhebindendir. Ayrıca yine iddia edildiği hiçbiri Alamut Kalesini ziyaret etmemiştir. Bunlar da kitabımım yeni baskısında ayrıntısıyla yer alacak.

Kısaca şunları söyleyeyim. İsmaililik mezhebinin kökeni Şiiliktir. Yani aslında bir İslam mezhebidir. Fakat zaman içinde birçok farklı din, inanç ve felsefi akımlardan etkilenmişlerdir. Birçok insan, eğer bir akım veya mezhep, Sünni Ortodoksiye karşı çıkmış, isyan etmişse onu hemen ya İslam dışı veya tanrıtanımaz olarak görmeye hevesleniyor. Bir karşılaştırma yaparsak, 16. yüzyılın başlarında Orta Avrupa’da köylü isyanlarını başlatan Jan Hüss, Çekoslavakya’daki Tabor mezhebi, Thomas Müntzer ne kadar Hıristiyanlık içi veya dışıysa, Hasan Sabbahlar da o kadar İslam içi veya dışıdır. İsmaili Nizariliği, yani Hasan Sabbah’ın mezhebi ise Şiilik akımının radikal bir türevidir. Bunun kökenini ve ortaya çıkışını da yine ek bölümde yazdım. Nizarilik, eşitlikçi bir hareketti, felsefeye önem verir ve önemli bilim adamlarını etkilemiştir. İslam kökenlidir fakat aykırılığı nedeniye de Heteredoks akımların başında gelir.

Bu konuda bilgi sahip olmak isteyenler çok iyi kitaplara başvurabilirler: Bernard Lewis (Alamut Kalesi), Farhad Daftary (İsmaillik) vb gibi. Karmatilik ise Alamut’tan bir yüz elli yıl önceki olaydır. Bunların hepsi İslam içi hareketlerdir fakat Sünni Ortodoksluğa meydan okumuş ve eşitlikçiliği savunmuşlardır. Ancak genel olarak bir uyarı yapma ihtiyacı duyuyorum. Ne 10. yüzyılın başında Yemen- Bahreyn ve Güney Arabistan’da etkin olan Karmatilik ne de sonra ortaya çıkan Nizarilik (Alamut Kalesi) diğer Ortodoks Sünni akımlardan daha özgürlükçüydü. Hatta bunların şeriat kurallarını uygulamak konusunda daha katı olduğunu bile söyleyebiliriz ki bunun birçok örneği vardır. Onlar da kendi şeriatlarını katı kurallarla uyguladılar ve dini kuralların uygulanması konusunda hiç taviz vermezlerdi. Ayrıca Nizari İsmaililiği 200 yıl içinde, mezhebin önderinin anlayışına göre birçok kez dini bakış açısını ve ritüellerini değiştirmiştir. Kuşkusuz bu mezhep bilime ve felsefeye önem vermişti fakat bunun nedeni de 9-12. yüzyıllardaki İslam uygarlığının yükselen büyük dalgasıdır. 13. yüzyıldan sonra bütün akım ve mezhepler gericileşmiştir. İlericiliğin merkezi ibn Rüşd’ün yaşadığı Endülüs’e ve oradan da Avrupa’ya kaymıştır.

Fakat bu eşitlikçi hareketlerin önemi şurada yatmaktadır: Sünni Ortodoksiye kafa tutarak, eşitlikçiliği savunarak, bize, haksızlığa isyan etme, eşitlik davasını savunma, bilimi önemseme geleneği bırakmışlardır.

Sadık Usta
Sadık Usta
Eğer daha uzağı görebiliyorsam bunun nedeni; benden önceki devlerin omuzlarında durduğumdandır. / Isaac Newton

Bu konu başlığı ile ilgili düşüncelerinizi benimle ve diğer site ziyaretçileriyle paylaşmaktan çekinmeyin.

Araç çubuğuna atla