• Kitaplarım
  • Söyleşiler
  • TV Program
  • Etkinlikler
  • Özgeçmiş
More

    Atatürk Kimin Kütüphanesinden Ödünç Kitap Almıştı?

    Atatürk çalışma masasında…

    19 Mart 1934, Roma…

    İtalyan Başbakanı Benito Mussolini, Roma’da, 4. Faşist Parti’nin Kongresinde yaptığı konuşmada İtalya’nın tarihsel çıkarlarının Afrika ve Asya’da olduğunu söyleyerek bölge ülkelerine tehditler savurmuştu…

    Aslında bu konuşma alttan alta Türkiye’ye bir gözdağıydı, çünkü Atatürk bir süredir yeni bir dünya savaşının gelmekte olduğunu görüyor; sınırlarımızı tahkim etmek, yani bir bakıma çevremizde bir barış halesi oluşturmak için hem Balkanlar’da hem de doğu ve güney sınırlarımıza yakın olan ülkelerle dostluk antlaşmaları imzalıyordu.

    Mussolini’nin konuşmasının ardından İtalya, hem “12 Adalar” olarak bilinen ve Ege’de İtalyan işgali altındaki adalar üzerinden Türkiye’yi yeniden tehdit ediyor hem de Roma’daki Türk Büyükelçiliği konutu önünde gösteriler yaptırtarak İtalyan öğrencilere “Antalya İtalyanlarındır” içerikli sloganlar attırıyordu.

    Bölge denizleri de gittikçe ısınıyordu…

    Atatürk de ona göre hazırlık yapmaktaydı…

    Yeniden Doğu Sorunu’nu etraflıca incelemeliydi…

    Atatürk’ün en önemli özelliği, bir sorunu ele alırken, onun hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmasıdır.

    Atatürk Abdullah Cevdet’in Kütüphanesi’nden Hangi Kitabı Aldı?

    Birkaç yıl önce Doğu Sorunu hakkında bir kitap okumuştu; özel bir şahsın kütüphanesinden getirttiği çok önemli bir kitap…

    Yazarı Driault Edouard ve basım yılı 1898 olan La question d’ Orient. Depuis ses originesjusqu’ inosjours…

    Yani Batılıların ifadesiyle Doğu Sorunu…

    Kitabın ilk sayfasında onun kimin kütüphanesinden geldiğini gösteren bir exlibris ve imza yer alıyordu: Dr. Abdullah Djevdet Bey-Constantinople…

    Kitabın Atatürk’ün kütüphanesine ne zaman girdiği konusundaki bilgiye sahip değiliz, ancak bunun Atatürk’ün Dr. Abdullah Cevdet’le Çankaya Köşkünde görüşmesinden sonra (1925) olması muhtemeldir.

    Atatürk’ün şimdi sorunu teorik açıdan inceleyebilmek için hem o kitaba hem de başka kitaplara ihtiyacı vardır.

    Atatürk 30’lu yılların ortasında Avrupa’da yükselen faşist tehlikeyi ilk fark eden liderlerin başında gelir. Mussolini sadece bölge ülkelerini tehdit etmekle kalmamış, ardından Habeşistan’a askeri harekat da düzenlemişti.

    O günlerde henüz tam bir sonuca ulaştırılmamış olan İskenderun Sancağı, namı diğer Hatay Sorunu da gündeme gelecekti. Suriye bağımsızlaşmaya doğru gidiyor, fakat Fransa, Hatay’ın Türkiye’ye iade edilmesi konusunda ayak diriyordu. Ufukta Türkiye’nin içine sürükleneceği yeni bir savaş tehlikesinin işaretleri gözüküyordu.

    Atatürk, emperyalist ülkelerin Ortadoğu’ya ve özellikle de Türkiye’ye yönelik emellerinin tarihsel köklerine eğilmek istiyordu. 1935 yılında Dolmabahçe’de konuyu derinlemesine araştırabilmek için aklına yeniden Dr.Abdullah Cevdet’in kütüphanesinden alınan o kitap gelmişti.

     Atatürk 1935’te İstanbul Üniversitesi Kütüphanesinden 100 kitap daha isteyecekti ki bunların arasında Karl Marx’ın Doğu Sorunu adlı kitabı da bulunuyordu…

    Doğu Sorunu…

    Dr. Abdullah Cevdet, düşünsel birikimiyle Türk düşünce ve siyasi gelişmeyi önemli ölçüde etkilemiş öncü entelektüellerden biridir. Bunu kütüphanesine girdiğinizde ve okuduğu kitapları incelediğinizde hemen anlıyorsunuz. Abdullah Cevdet kütüphanesindeki bütün kitapları bir damgayla (exlibris) kayıt altına almış. Exlibris, kitapların iç kısmına vurulan bir kartvizittir ya da tapusu diyelim.

    Dr. Abdullah Cevdet’in kütüphanesini ziyaret ettiğinizde Atatürk’ün neden onun kütüphanesine ait bir kitabı okuduğunu anlıyorsunuz. Çünkü onun kütüphanesi, hem yabancı yazarlara ait kitaplar hem de Osmanlıca yazılmış temel eserler açısından o gün Türkiye’nin en zengin şahsi kütüphanelerinden biridir.

    Şahsi kütüphanelerin en önemli özelliği, onların kesintiye uğramadan, kopukluklar ve boşluklar içermeden yazar ve temaya göre külliyat oluşturmasıdır…

    Her şahsi kütüphane her konuda nitelikli kitaplar içermeyebilir ama her ciddi kütüphane, ortalama bir aydının ilgili olduğu belli başlı temel konulardan daha fazlasını içermelidir ki Abdullah Cevdet’in kütüphanesi böyle bir kütüphanedir.

    Adam Smith’in Kütüphanesi

    Her kütüphane, sahibinin ilgi alanını, entelektüel birikimini yansıtan bir ayna gibidir. Örneğin ekonomi politiğin piri Adam Smith de şahsi kütüphanesi konusunda çok hassasmış. Kitaplığına her kitabı sokmadığı gibi, o gün açısından yetkin bir kütüphanede bulunması gereken her yapıt için, ama dikkatinizi çekelim vitrin olarak değil, incelemek için yüklü bir bütçe ayırırmış. Dünya çapında bir entelektüele ait kitaplığın nasıl yaratıldığını incelemek için Adam Smith’e bir başka yazıda yeniden değineceğiz.

    Peki Dr. Abdullah Cevdet’in kütüphanesinde neler var ve bu yazıyı neden yazıyoruz?

    Doktorun kütüphanesinde bizim saptayabildiğimiz kadarıyla yabancı dillerde; İngilizce, Fransızca ve Almanca başta olmak üzere 900’ün üzerinde kitap var. Hepsi 19. yüzyılın önemli düşünürlerine, filozoflarına, bilim adamlarına ve edebiyatçılarına ait. Örneğin kütüphanede modern İngiliz dilinin yaratıcısı sayılan Shakespeare’in bütün eserlerini hem de birçok farklı dil ve baskısından görmek mümkün.

    Neden? Çünkü Abdullah Cevdet Shakespeare’in eserlerini dilimize kazandıran ilk çevirmenlerden biridir de ondan. O güne kadar yapılan Hamlet çevirileri, kralın öldürüldüğü sahnenin sansürlenmesi nedeniyle eksiktir. Ancak Abdullah Cevdet 1902 yılında çevirdiği bu eseri 1908 yılında Mısır’da yayımlatmış. Bu arada şunu da sevinerek belirtelim ki Erdem Oksaçan kardeşimiz, Abdullah Cevdet’in Hamlet çevirisini Osmanlıcadan günümüz Türkçesine aktararak yeniden kültür hazinemize kazandırmıştır. Sanırız diğer eserler de peşinden gelecektir…

    Doktorun Kütüphanesinde Ne var?

    Doktor Abdullah Cevdet’in kütüphanesinde toplam olarak 1000’e yakın yabancı eser, 150’e yakın da Osmanlıca eserler bulunmaktadır.

    1900’lerin başında her yetkin entelektüel gibi Doktor da düşün alanının belli başlı konularına ciddi bir şekilde ilgi göstermiş, araştırma yapmış, hakkında yazılar yazmış ve çeviriler yapmış.

    Kütüphanede sanat, felsefe, bilim, tıp, psikoloji, siyaset, sosyoloji, edebiyat, tarih, ekonomi, kutsal kitaplar ve dinler tarihi, Yahudi tarihi, yabancı dillerde yayınlanmış sözlükler ve ansiklopediler yer almaktadır…

    Bunun yanı sıra Doktorun döneminin siyaset ve kültür hayatını, özellikle de Fransız mecmualarını düzenli olarak takip ettiği görülmektedir. Doktor sadece Türkiye’yle ilgili konulara değil, Avrupa’nın yazın dünyasına da çok meraklıdır. O dönemin en önemli bilim adamları, edebiyatçıları, filozofları, teorisyenleri, tarihçileri ve siyaset adamları Abdullah Cevdet’in ilgi ve görüş alanındadır.

    Doktor Abdullah Cevdet, Revue Internationale Du Travail, The Foreign Trade of Japan, La Turquie Devant le Tribunal Moudial, Revue Economique International, La Revue, Precis D Geographie Economique, Le Documents De Progres (Dokumente des Fortschritts, Record of Progresinternational Review) gibi yıllıklar, mecmualar ve belgeler toplamış.

    Dr. Abdullah Cevdet’in Felsefeye, özellikle de materyalist felsefeye önem verdiği görülüyor. Büchner’in bütün eserlerini bulmak mümkün ki birçoğunu da Türkçeye o Rıza Tevfik kazandırmıştır.

    Darwin hakkında en geniş bilgiler o dönemde Ictihad dergisinde yer almaktaydı. Doktor’un Osmanlı döneminde en militan Darwinci olduğunu herkes bilmektedir. O, Darwin’in eserlerini sadece incelememiş, onlar hakkında yazılar yazmış ve mecmuasında tefrikalar yayımlamıştı.

    Doktorun en çok ilgisini çeken alanlardan biri de insan bilinci ve özellikle de kitle psikolojisidir. Dinci akımlarla mücadelede, hurafelerin ve batıl inancın nasıl zihinlerde yer edindiğini incelemek için bilincin oluşumunu, din ve Tanrı inancının tarihsel kökenini incelemiş. Gustav Le Bon, Doktorun özel ilgi gösterdiği yazarların başında gelir. Onun bütün eserleri kütüphanesinde yer almaktadır. Hatta birçok eserini de Türkçeye Abdullah Cevdet kazandırmıştır.

    Aynı şekilde Fransa’nın Turan Dursun’u olarak anılan rahip Jean Meslier… Abdullah Cevdet Atatürk’ün emriyle Meslier’nin Sağduyu kitabını çevirmişti. Kitaplıkta onun birçok baskısı yer almaktadır.

    Yine Abdullah Cevdet’in tarihe önem verdiğini; Türk tarihi, Antikçağ, Osmanlı tarihi, dinler tarihi, Kürt ve Yahudi tarihi onun incelediği konuların arasında yer alır. Yeni kuşaklar Andre Gide’i bilir, ama onun ünlü bir iktisat teorisyeni amcası da vardır: Charles Gide. Onun siyasal iktisada ilişkin yazdığı kitabını da görüyoruz.

    İslam tarihi Abdullah Cevdet’in belki de ilgilendiği konular arasında birinci sırayı alır. İslam tarihi konusunda onlarca kitaba rastlamak mümkün. İslam tarihiyle ilgili her dilde kitap var. Nitekim Hollandalı İslam tarihi uzmanı Reinhardt Dozy’nin İslam Tarihi’ni iki cilt halinde Abdullah Cevdet çevirmiştir. Ancak kitabın yayımlanmasından kısa bir süre sonra Şeyhülislam marifetiyle bir fetva çıkartılır; kitap yasaklanmakla kalmaz toplanan nüshaları yırtılarak Cağaloğlu Köprüsü’nden denize atılır.

    Ömer Hayyam… Shakespeare..

    Abdullah Cevdet’in en az Shakespeare kadar önem verdiği ve üzerinde çalıştığı bir başka yazarsa Ömer Hayyam’dır. İngilizce, Fransız ve Almanca dillerinde ne kadar Ömer Hayyam kitabı yazılmışsa sanki hepsini kütüphanesinde toplamıştır. Hatta Ömer Hayyam’ın rubailerin İngilizceye çevirerek onun dünyaca ünlü olmasını sağlayan İngiliz Edward Fitzgerald’ın gravürlerinin de bulunduğu büyük boy bir Ömer Hayyam Rubailer kitabını da görüyoruz. Doktorun muazzam kaynaklardan yararlanarak bir Ömer Hayyam kitabı yazdığını birçok insan bilmez. Onun ilk taslaklarını da burada görüyoruz. 

    Kitapların yayım tarihlerine baktığımızda en eski kitabın 1682 tarihli bir kitap olduğunu görüyoruz, De Maximes De Salomen? Ne yazık ki kitapların tamamını inceleme olanağımız olmadı…

    Kütüphanede yer alan eserlerin ya bizzat yazarları, ya söz konusu kitapları Fansızca, İngilizce veya Almanca çevirmenleri ya da Abdullah Cevdet tarafından imzalı olduğunu saptayabiliyoruz. İmzaları tek tek kontrol etme olanağımız olmadı ancak neredeyse kitapların tamamında Abdullah Cevdet’in exlibrisi ve imzası yer alıyor.

    Kitapların hangi yazarlara ait olduğuna veya kimlerle ilgili olduğuna gelince…

    Henri Albert tarafından yazılmış bir Friedrich Nietzsche kitabını görüyoruz. Kitap 1916 yılında yayımlanmış ve imzalı. 1848 devriminde bir süre çalışma bakanı görevini de üstlenen ünlü sosyalistlerden Louis Blanc (ütopik sosyalist Louis Blanqui ile karıştırılmasın)’ın kitabı da var.

    19. Yüzyılın ortalarından itibaren Askeri ve Mühendislik okullarında okuyan ya da okumak için yurtdışına giden öğrencilerimiz ve aydınlarımız, materyalist felsefeden kuvvetle etkilemişlerdir. Türk aydınını en çok etkileyen filozofların başında aynı zamanda bilim tarihçiside olan Louis Büchner gelir. Onun hemen hemen bütün kitapları mevcut. 1903 ve 1909 tarihli iki kitabı imzalı. Türkiye’de Büchner’in en çok Kuvvet ve Madde kitabı bilinir. Sanırız imzaların bazıları Abdullah Cevdet’e ait, çünkü bunları tek tek inceleme fırsatımızı olmadı. Büchner ünlü Alman devrimcisi Georg Büchner’in de kardeşi. 1881’de ünlü Alman Sosyal Demokrat liderlerden Wilhelm Liebknecht’le (15 Ocak 1919’ta Rosa Luxemburg’la birlikte öldürülen Karl Liebknecht’in babası) birlikte “İlerici Düşüncenin Taraftarları Birliği”nin de kurucusu.

    Kütüphanede Goethe’nin bütün eserlerinin yanı sıra Alman edebiyatının seçkin örneklerini de bulabilirsiniz. Rus, Japon ve Arap edebiyatına ilişkin araştırma ve inceleme kitapları da mevcut.

    Bizans uzmanı Charles Diehl’in Histoire De L’Empire Byzantin kitabının da imzalısı var.

    Lord Byron, Charles Knight, Friedrich Schiller, Pierre Loti, Gustave Kahn, Ralf Waldo Emerson (ünlü Amerikalı filozof), John Foster Fraser, Charles Gide, Georges Sorel, Dostoyevski, Lev Tolstoy, Andre Gide, Paul Verlaine, Paul Janet, Alexander David Russel (İslam Hukuku), John Wilhelm Draper (Din Bilim Çatışması), Theodor Herzl (ünlü Siyonist teorisyen), Henry Bergson, J.M. Guyau, August Gustav, Leon Cahun (Türk ve Orta Asya tarihi uzmanı), Hammer’in Osmanlı Tarihi, Gustave Le Bon, Omar Buyse (Belçikalı eğitim uzmanı, Amerikalı John Dewey gibi o da Atatürk’ün daveti üzerine 1927’de Türkiye’ye gelmiş ve eğitim konusunda rapor hazırlamıştı); filozof Arthur Schoppenhauer, Victor Hugo, Herbert Spencer, Charles Boudelarie, Ziya Gökalp’leri etkileyen sosyolog Emile Durkheim, Thomas Carlyle… Ayrıca Anatole France, Roman Rolland, Ernst Renan (Rönesans ve ulus kavramı teorisyeni), Gustave Stresemann, Roosevelt, ünlü Alman Orientalist Eduard Meyer, aynı şekilde Danimarkalı Orientalist Arthur Christensen, Mirza Rıza Khan, Charles Dickens, Oscar Wilde, Cervantes… Kitapların birçoğu ya Abdullah Cevdet tarafından imzalanarak kayıt altına alınmış veya ona bizzat yazarı tarafından imzalanarak hediye edilmiş. Bu kitapların büyük bir çoğunluğu 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başında yayımlanmış kitaplar. Hepsi de o gün açısından önemli, ciddi incelemeler ve nadide eserler…

    Osmanlıca eserlere gelince… 150’ye yakın kitapların bir kısmı Abdullah Cevdet’in kendi çevirileri, ancak uzmanlarına sorarak aldığımız bilgiye göre hepsi de bugün bile çok seyrek bulunabilen çok önemli eserler. Hatta bazı yetkililerden aldığımız bilgilere göre bunların bazıları Atatürk Kitaplığı’nda bile yokmuş.

    Bunların bazılarının kime ait olduklarını özellikle belirtmek istiyoruz: Ziya Paşa’nın Külliyatı, 1924 baskısı; Mehmet İzzet’in Milliyet Nazariyeleri, 1339; Muallim Naci’nin Talim-i Kıraat’ı; Yusuf akçura’nın Türk, Germen ve İslavların Münasebat- Tarihiyeleri; Halil Nimetullah, İnkilabın İçyüzü; Avam Galanti’nin eserleri; Dr. R. Dozy’nin İslam Tarihi….

    Ayrıca Mehmet Akif’in, Mehmet Rauf’un, Celal Nuri’nin ve Hasan Ali Yücel’in kitaplarının Osmanlıcalarını da görebiliyoruz.

    Ne yazık ki Dr. Abdullah Cevdet’in 1000’e yakını yabancı ve 150’e yakını Osmanlıca yazılmış eserler barındıran kütüphanesi hak ettiği ilgiyi görmemiş. Kısmen ailenin ihmali ama önemli ölçüde de devlet ve resmi kütüphane yetkililerinin ihmali sonucu çürümeye terk edilmiş. Bunun başka nedenleri de var, ama önemli olan bu kitapları kurtarmaktır.

    Sadece kitaplar değil, son halife Abdülmecid’in (sanırız imzalı), Abdülhak Hamid’in ve 1909 yılına kadar İstanbul Zaptiye Müdürü ve Beyoğlu Mutasarrafı olan (Abdullah Cevdet’in kayınpederi) Ahmet Hamdi Bey’in hiçbir yerde bulunmayan orijinal fotoğrafı ve yağlı boya tablosu da var…

    Ayrıca Sofya’da genç Mustafa Kemal’le aşk yaşamış olan ve sonra hayatını bir süre İstanbul’da devam ettiren Madam Corrine’nin yaptığı ve aileye hediye ettiği tablolar da var. Madam Corrine aynı zamanda Abdullah Cevdet’in eşi Fatma Hanımın da çok yakın arkadaşı…

    Bu yazıdaki asıl amacımız kütüphanenin, çarçur olmadan, sahaflara düşmeden, bilim camiasının hizmetinde olacak bir şekilde muhafaza edilmesini sağlamaktı…

    Ne yazık ki devlet sahip çıkmıyor, hükümet bu türden kültürel varlıklarımıza bütçe ayırmıyor…

    Sadık Usta
    Eğer daha uzağı görebiliyorsam bunun nedeni; benden önceki devlerin omuzlarında durduğumdandır.

    İlgili Makaleler

    CEVAP VER

    Lütfen yorumunuzu giriniz!
    Lütfen isminizi buraya giriniz

    Anadolu’nun yaşayan bilgelerinden biridir Sadık Usta... Evet, gerçek bir bilge, aydın, çok güzel bir yürektir... Elimde olsa “Dünyayı Değiştiren Düşünürler” kitabını okullarda okuturum...

    Sunay Akın

    Şair, Yazar, Araştırmacı, Oyuncu

    Felsefeci ve yazar Sadık Usta kardeşim “Dünyayı Değiştiren Düşünürler” (Kafka Yayınları) adı altında bir felsefe tarihi yazıp yayınladı. “Ortak Akıl”ı akıl saymayan, kendi bağımsız ve özgür aklına sahip çıkan, akıllı akıllara ilgi duyan ve her şeyi sorgulayan insanlar için… Bu pehlivanca çabayı saygı ile selamlıyorum...

    Özdemir İnce

    Şair, Yazar, Gazeteci

    Son Yazılar

    Çinli Filozoflar Öğretilerini Neden Sayılara İndirgiyorlar?

    Ütopya’ya Giden Yol… Çin felsefe ve siyaset geleneğinde program ve hedeflerin hep sayılara indirgendiğini görürüz. Örneğin Çin’in ilk Cumhurbaşkanı Sun Yatsen’in “Üç...

    Konfüçyüs’ten Siyaset Dersleri

    Konfüçyüs’e toplumsal sorunlara kafa yoran ve toplumları değiştirmeyi amaçlayan politik insanlara ne yapmaları gerektiği sorulduğunda şöyle buyurmuş. 1. Eğer bir...

    İNDİRİMLİ SATIN ALIN

    % 40
    Hem felsefe hem de sanat yöneldikleri varlığı yansıtır ve onu yorumlarlar. Bu yüzden her ikisinde de yaratıcılık söz konusudur.

    Kategoriler