• Kitaplarım
  • Söyleşiler
  • TV Program
  • Etkinlikler
  • Özgeçmiş
More

    İhanet eden halklar!

    Çin seddinden başlayarak Orta Asya’nın içlerine, Hindistan’ın kuzeyinden İran’ın bütününe, Hazar Denizi’nin kıyılarından Mısır’a ve oradan da Atlantik Okyanusu’na kadar uzanan muazzam bir coğrafyayı (o gün dünyanın bilinen kısmının neredeyse yarısı) Müslümanlar yetmiş yıl gibi kısa bir sürede fethetmişlerdi.
    Başlarda sadece ganimet elde etmek için girilen İspanya ise neredeyse birkaç ayda bütünüyle (bir gezintiye çıkar gibi) ele geçirilmişti.
    O gün bugündür tarihçiler şu sorunun cevabını aramaktadırlar: Nasıl olur da Müslümanlar, bu kadar kısa bir süre içinde ve bugünkü mevcut yapısıyla onlarca devleti, yüzlerce kavmi içeren bu toprakları, büyük bir direnişle karşılaşmadan fethetmiş ve üstelik Orta Asya’dan gelip her yeri tarumar eden barbar kavimler gibi herhangi bir iz bile bırakmadan silinip gitmemişlerdir.
    Bu sorunun tartışılacak birkaç unsuru var fakat bizi ilgilendiren sadece başlıkta ifade ettiğimiz “ihanet” konusudur.
    Tarihçilere göre Müslümanların bu kadar kolay ilerlemesindeki en önemli nedenlerden biri, fethettikleri topraklardaki yerli halkların, gelenleri adeta bir kurtarıcı olarak görmesidir.
    Örneğin İspanya; Vizigotlar yüzyıllardır egemen oldukları bölgenin halkını iliğine kadar sömürmekle kalmıyor, hatta onların dinlerini ve dillerini de aşağılıyorlar. Gerçi sonra Vizigot hükümdarlar da Katolik dinine geçiyor ama demek ki bu da yetmiyor. Sonra 612’de, Yahudiler için de bir ferman çıkarıyorlar: birkaç ay içinde Hıristiyanlığa geçmeyen Yahudilerin bütün mallarına el konacak, kadınları ve çocukları da köle olarak satılacaktır. Yahudilerin bir kısmı çekip gidiyor ama esas kesim, din değiştirdiğini söyleyerek kalıyor.
    Ama sonra…
    Müslümanlar İspanya’ya harekat başlattığında en zorlu kalelerin düşmesini neredeyse Yahudiler sağlıyor. Sonra Hıristiyanlar bu ihanetin hesabını 1492’de soruyorlar.
    İspanya yeniden Hıristiyanların eline geçince bütün Yahudiler Osmanlı topraklarına göç etmek zorunda kalıyor.
    Şimdi bu aktardıklarım İspanya’nın tarihi.
    Müslümanların ilerleyişi Anadolu’da, İran’da ve diğer bölgelerde de böyle olmuştu. Hatta İran’ı da birkaç ay içinde ele geçirmişlerdi. Sadık Hidayet bu işgali ( Sadık Hidayet işgal der) hikayelerinde dramatik bir şekilde anlatır.
    Şimdi soru şu: Bu halklar bir yönüyle kendi devletlerine, tebaası oldukları hükümdarlarına ihanet ediyorlar; peki bunları bu ihanete sürükleyen koşulların, bu koşulları yaratan devletlerin, hükümdarların ve hükümetlerin hiç mi suçu yok?
    Bizim tarihimiz de bu türden ihanetlerle dolu değil mi? Halktan bir kesim ihanet ediyor ve tabii ki bu lanetli bir iş, peki ya onlara başka bir yol bırakmayan kibirli, zalim ve hep haklı olduğunu düşünen muktedirler?
    Bunun üzerine de düşünmeyi tavsiye ediyorum.

    Sadık Usta
    Eğer daha uzağı görebiliyorsam bunun nedeni; benden önceki devlerin omuzlarında durduğumdandır.

    İlgili Makaleler

    CEVAP VER

    Lütfen yorumunuzu giriniz!
    Lütfen isminizi buraya giriniz

    Anadolu’nun yaşayan bilgelerinden biridir Sadık Usta... Evet, gerçek bir bilge, aydın, çok güzel bir yürektir... Elimde olsa “Dünyayı Değiştiren Düşünürler” kitabını okullarda okuturum...

    Sunay Akın

    Şair, Yazar, Araştırmacı, Oyuncu

    Felsefeci ve yazar Sadık Usta kardeşim “Dünyayı Değiştiren Düşünürler” (Kafka Yayınları) adı altında bir felsefe tarihi yazıp yayınladı. “Ortak Akıl”ı akıl saymayan, kendi bağımsız ve özgür aklına sahip çıkan, akıllı akıllara ilgi duyan ve her şeyi sorgulayan insanlar için… Bu pehlivanca çabayı saygı ile selamlıyorum...

    Özdemir İnce

    Şair, Yazar, Gazeteci

    Son Yazılar

    Çinli Filozoflar Öğretilerini Neden Sayılara İndirgiyorlar?

    Ütopya’ya Giden Yol… Çin felsefe ve siyaset geleneğinde program ve hedeflerin hep sayılara indirgendiğini görürüz. Örneğin Çin’in ilk Cumhurbaşkanı Sun Yatsen’in “Üç...

    Konfüçyüs’ten Siyaset Dersleri

    Konfüçyüs’e toplumsal sorunlara kafa yoran ve toplumları değiştirmeyi amaçlayan politik insanlara ne yapmaları gerektiği sorulduğunda şöyle buyurmuş. 1. Eğer bir...

    İNDİRİMLİ SATIN ALIN

    % 40
    Hem felsefe hem de sanat yöneldikleri varlığı yansıtır ve onu yorumlarlar. Bu yüzden her ikisinde de yaratıcılık söz konusudur.

    Kategoriler